Altın Madencileri Derneği Başkanı Ümit Akdur, madenciliği geliştirmek için arama faaliyetlerini desteklemek ve teşvik etmek gerektiğini bildirerek, "ülke olarak bizim 85 yılda yaptığımız maden sondajını Kanada tek başına 1,5 yılda yapmaktadır" dedi.
Akdur, Atatürk Kültür Merkezinde düzenlenen "Gümüşhane Madenlerinin Ülke Ekonomisine Katkısı ve Madencilik Sektöründe Gümüşhane'nin Yeri" konulu panelde yaptığı konuşmada, Gümüşhane'nin altın ve diğer maden potansiyelinin Sivas'tan aşağı olmadığını, hatta Sivas'tan da daha zengin olabileceğini ümit ettiklerini belirerek, "Gümüşhane'deki maden potansiyelinin ortaya çıkarılıp, ekonominin hizmetine sokulması durumunda kent göç veren değil, göç alan konuma gelecektir" dedi.
Altın Madencileri Derneğinin büyük kısmı yabancı olan 20 üyesi bulunduğunu ifade eden Akdur, "Madencilik çok riskli bir sanayi dalı. Yatırdığınız paranın* harcadığınız emeğin geri dönüşümü çok zor. Hiçbir sanayi işletmesinde bu kadar uzun bir yatırım ve hazırlık dönemi olamaz. Dünyada belli başlı, kuşaklardır cevher işiyle uğraşan firmalar var. Bu firmalar, birikimlerini madencilikten elde etmişler, dolayısıyla başka iş bilmiyorlar. Madencilikten kazandığı parayı tekstil ya da turizme yatırmıyor. Ülkesinde maden imkanı yoksa, yatırımını risk edeceği ülkeleri buluyor. Türkiye de bunlardan biri olma yolunda ama maalesef henüz bu ülkelerden biri olamadı" diye konuştu.
Akdur, Kanada'nın 2007 yılında sadece Meksika'ya maden aramaları için 1 milyar dolarlık para gönderdiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti: "Türkiye'de ise yerli ve yabancı bütün firmaların bir araya gelerek harcadığı paranın toplamı sadece 30 milyon dolar. Türkiye maalesef henüz yeteri kadar ilgi çekememiş durumda. Arama olmadan maden bulunamıyor. Bu iş, uzun süreli ve büyük masraflı bir iş. Türkiye'de 21 değil, 200 şirket olması lazım. Harcanan para 30 milyon dolar değil, en az başlangıç için 300 milyon dolar olmalı.
Ülke olarak ihtiyacımız olan madenlerin çoğunu ithal ediyoruz. Halbuki bunlar ülkemizde var. Aslında hiçbirini ithal etmek zorunda değiliz.
" Avrupa'da maden arama çalışmalarında derinliğin 1500 metre seviyelerine indiğini, ancak Türkiye'de bu rakamın 120 metre seviyesinde olduğunu vurgulayan Akdur, şunları kaydetti: "Madencilikte önemli bir gösterge de kişi başına çıkarılan maden oranıdır. Türkiye'de bir yılda kişi başına üretilen maden 5 ton, Avrupa'da 15 ton, ABD'de ise 21 ton. Madenciliğin bir çok meşakkatli yanı var. Madenciliğin bir organize sanayi bölgesi yok, olamaz da zaten. Rezerv neredeyse oralara gidip, yolumuzu yapıp, elektriğimizi, suyumuzu getirip çalışmak zorundayız. Bazı yer orman, tarım alanı oluyor. Bu gibi nedenlerle bir takım engellerle karşılaşıyoruz. Dünyanın hiçbir yerinde bu engeller yok. Belli nedenlerle, belli grupların Türkiye'de madencilik yapılmasına karşı çok ciddi bilinçli muhalefeti var." Akdur, madenciliği geliştirmek için maden arama faaliyetlerini desteklemek, teşvik etmek gerektiğini anlattı.
Günboyu Gazetesi |